
Ya bir yıl önce idi, ya da bir daha fazla Buluştuk onunla biz dostluk denen o hazda Gündüze güneş idi gecemize doğan ay Cana can olan bir dost, onun adı Sevilay
Bir sofra kurduk sonra, sevgi ile süsledik Aç gelen yürekleri, hep el ele besledik Aramıza katıldı, dedik kimdir bu gelen Adı Semiha idi rumuzuysa k@rdelen Biz beraber geçirdik uykusuz geceleri O ilk göz ağrımızdı gelse de niceleri Radyoda nöbet tuttu, her gün oldu devriye Ağzından lokmayı al, sitem etmez Nevriye Bir akşam yayınıydı gece on otuz gibi Hüzünlü saatlerdi, yandı yüreğin dibi Ağabey yettim dedi, devret bana nöbeti Arzuhaldi şiiri ve tanıdık Mehmet’i Radyomuz siyah idi, şablon falan bilmezdik Bozarız korkusuyla hiçbir şeyi silmezdik Bir yiğit çıka geldi, gözleri boncuk boncuk O bir aslan yavrusu, muhterem denen çocuk Sonbahara ererken radyoya düştü yaprak Can dediğim Sevilay diyordu ona toprak Karadeniz rüzgârı, düştü dostluğa nail O bir peyzaj ustası İnebolulu İsmail Baharları geçtik biz, vardık nihayet yaza Birden kanım kaynadı, egeli gelin kıza Eşini de tanıdık oldu bize bir onur Rumuzu yağmur idi, ismi ile o bir Nur Tatlı gıcık bir şeydi, vefasıydı sureti Dışındaki ne ise, aynısıydı sıreti Dilerim daim olsun, bozulmasın kalp neşen Rumuzuyla sardunya, varlığıyla bir Gülşen Bir türkü duyduk bir gün, kendi çalıp söylemiş Oğluna bestelemiş ne güzelde eylemiş Hopidik lopidikle evlat diyordu beslen Evladınla bin yaşa ciğerim Gürkan aslan Gelip gidenler oldu sitsem edenler oldu Kimi kalbimizde gül kimi açmadan soldu Onu hiç unutmadık, O Türk kızı bir Türk Sesin kulağımdadır sevgili Gülten Ertürk Sırayı şaşırdımsa kusuruma bakmayın Sakın gönül koyup ta ciğerime akmayın Belki de radyomuzda yaptığı bir tek sunu Onu da unutmadım hatırladım Aysun’u Geldiği günden beri şiire âşık bir can Sözleriyle yakamoz sözleriyle bir mercan Edebiyat bir deniz yüreği olmuş gemi Adını bilmiyoruz rumuzu emi demi Ara sıra kızarım sitem eder yazarım Ne yapsam da kin tutmam yeminimi bozarım Kayıt düşmüşler zaten deli diye rapora Sakın ha elleşmeyin Mainz’li o şopara
O şimdi okuyordur, adını arıyordur Kel başında üç tek saç onları tarıyordur Hadi benim egelim sen geç kalma nöbete Nur bulaşık yıkatma sakın bizim Mehmet’e Erzurum çarşı Pazar, aman olmasın nazar Sanki on beş yaşında yaşlı deyince kızar Epeydir yayın almaz, iyi bir dinleyici Rumuzu umut adam can Sezai Binici Kadife sesi ile gönlümüze taht kurdu Düğününe çağırdı o anda kalpten vurdu Karizması acayip yüreğiydi kır atı Daha ne anlatayım gelin görün muratı Emeği geçenler var adını yazmadığım Hakkımı helal edip yürekte ezmediğim Dilerim ki onlar da hakkı helal etsinler Allah utandırmasın da yollarına gitsinler Hangini anlatayım hepsi ayrı sevgimde Yalan ya da riya yok inanın bu övgümde Benimkisi sadece gönülden bir izleme Son dörtlükten öncesi, elbette ki özleme Beni de sorarsanız bir garip gönül dostu O ki dostluk yoluna sermiş gönülden postu Naçizane bendeniz size sofrayı kuran Yolunuza kurbanım adımsa ihsan Turhan İHSAN TURHAN |